Tem 15

Hürriyet gazetesi yazarı Ali Atıf Bir başına gelen bir olayı yazarak ve enayi yerine konduğunu söylüyor. Önce yazıyı okuyalım;

Gülben Ergen’in yeni albümü çıkmış. Albüm kapağında Madonnavari bir fotoğraf var. ‘Güzel olmuş’ dedim, aldım. İçinde ne var ne yok bakmadım. Albümün ismini çözmeye çalışıyorum. 1 artı 9… Fıkır fıkır…

Arabaya bindim, dinlemeye başladım. Fıkır fıkır çıstak çıstak, hopbidi hopbidi bir parça. ‘Uçacaksın’ albümündeki parçalar gibi dillere pelesenk olma olasılığı yüksek.

Sonra… Kandıramazsın Beni, Uçacaksın… Hoppalaa. Bir şarkı yeni, dokuz şarkı 600 bin satan eski albümden. Kapak içine de not düşülmüş: ‘Fıkır fıkır geçen albümü çıkarırken yer vermeye kıyamadığımız bir şarkıydı, sizi ondan mahrum etmeyelim dedik!’

Yahu ben o kadar parayı yeni şarkılar dinlemek için verdim. Albümün kapağından eski albüm olduğunu anlasam (bir yeni şarkı albümü yeni yapmıyor!) asla almazdım. Kendimi enayi gibi hissettim. 1 artı 9?luk bir enayi. Albümdeki Gülben Ergen gülüşleri sinirime dokundu birden. Soğudum… Bir daha Gülben Ergen albümüne el uzatanın eli kırılsın. Pazarlamanın insanları aldatmak olduğunu sananların da… Enayiler!

Yazar, ürünün üstünde bir uyarı olmadığını söylediğine göre tesbitinde kibar davranmış, bu iş resmen dolandırılıcılık. Bu albümü hazırlayan yayıncı bilmiyor mu insanların aaaa yeni bir albüm çıkmış diyerek hemen albüme saldıracağını. Demek ki, 2A1B beyefendi gibi elinizi kırmadan önce;

1- Aldığımız ürün iyi bir markanın malı bile olsa satın almadan önce inceleyeceğiz.

2- Ürün hatalı/yanıltıcı ise hakkımızı arayacağız. Yok öyle belasını benden bulmasın havaları. Bulsunlar.

3- Ürün alınan yere götürülecek ve şikayet edilerek geri verilecek. Satıcının ” banane dikkat etseydin ” demesine aldanılmayacak, ürünü satan o olduğuna göre müşteriyi uyarmakta onun görevi.

4- Şimdi ister elinizi kırın, ister başka bir yerinizi. Ama zaten bir kere maddi manevi zarara uğramışsınız, eğer mazoşist değilseniz malı iade ettim diye yazıp milleti uyarın, yeter.

Tem 14

Yaklaşık bir senedir MSN Messenger kullanıyrum ve genelde şikayetim yok. En önemli sorun (!) görsel olarak ; TAB’lar sayılabilir. Hiç bir zaman kullanılmayacak olan bu tablar’a (en azından benim açımdan) sinir oluyor ama herhangi bir şekilde kaldırmak, sıralarını değiştirmek veya kendi ilgi alanınıza girenleri koymak gibi bir şansınız yok. Neyseki bu ay CHIP dergisi bir ipucu yayınlıyarak beni bu dertten kurtardı. (İhtar ! - Kayıt defterinde işlem yaparken dikkatli olun. Yanlış bir işlem yaparsanız bilgisayarınız açılmıyabilir)

1-Başlat/Çalıştır (Start / Run)
2-Çıkan bölüme Regedit yazarak OK’e basın.
3-Açılan pencerenin sol tarafındaki menüden şu sekmeleri izleyin HKEY_CURRENT_USER / Software / Microsoft / MSNMessenger /PerPassportSettings
4-Burada rastgele numaralandırılmış klasörler bulacaksınız (bende iki adet klasör var). Bu klasörlerden birisini tıklayın ve sağ tarafta Disable Tabs anahtarını bulun (eğer yoksa diğer klasöre/lere bakın). Bu anahtarın değeri 0′dır.
5-Disable Tabs anahtarının üstünü çift tıklayarak açılan penceredeki Value Data değerini 1 yapın
6-Açık olan bütün pencereleri kapatın ve açıksa MSN Messenger’ı kapatıp yeniden açın.
7- Bu işlem sonunda tablar kaybolmuş olacak.

MSN Tabs

Tem 13

Burada halen kullanmakta olduğum bazı programlardan söz etmek istiyorum.

Şu anda bahsetmek istediğim program MOBYDOCK. Pek fazla bilinmeyen ancak yararlı olan bir program. Pek bilinmeyen diyorum, çünkü kız arkadaşımın yeni Notebook’unu çalıştığı şirketin bilgi işlem bölümü elemanları görünce, ” nereden buldun bunu ” diye sormuşlar (hmmm, onların bilişim sektörüne iş yapan bir firma olduğunu söylemiyeyimde utanmasınlar bari…)

Ücretsiz olan Mobydock bir program çalıştırma/task bar programı. Ekranın her hangi bir köşesine yerleşiyor ve istediğiniz programı buradan rahatça çağırıyorsunuz. Ayrıca, hava durumunu, maillerinizi kontrol edebiliyor ve o anda hangi programların çalışmakta olduğunu görebiliyorsunuz. Çok kolay özelleştirebilinen programı sitesinden direkt indirerek kurabilirsiniz (dosya boyutu 3.4MB).

Tem 13

Bir çok insan gibi bende evimde 19 LT’lik damacana su kullanıyorum. Son zamanlarda elektrikli su kaynatıcımda kireçlenmeler olduğu için kız arkadaşım “değiştir şu suyunun markasını ” diye söyleniyordu. Ben de ” abartma canım yıllardır kullandığım alet, normaldir temizlersek düzelir ” diyordum. Ancak kendisi 15 gün önce hediye olarak yeni bir ısıtıcı alınca kullandığım suyu değiştirmek farz oldu.

Kız arkadaşım evinde Nestle Su kullanıyor ve onun ısıtıcısında kireçlenme sorunu olmadığı için bende bu markada karar kıldım.

İstanbul/Ataşehir’de oturuyorum. Doğal olarak öncelikle Ataşehir’de bolca dağıtılan yerel dergilerde bulunan Nestle Su bayisinin telefonunu çevirdim. Cevap yok….. Pekala, ikinci numarayı çevir mi dediniz…. Onda da cevap yok. Olabilir ama ben akıllı adamım, hemen buz dolabından bir Nestle ürünü buldum ve Tüketici Danışma Hattı numarasını aradım. Hmmm, ülkede genel bir grev var da benim haberim mi yok? Niye cevap vermiyorlar dersiniz?

Önemli değil, dedim ya ben akıllı adamım, çare çok bizde. Hemen kız arkadaş aranır ” şu senin sucuyu arayıp Ataşehir bayisinin telefon numarasını alabilirmisin hayatım ” denir. Denir de ne olur….. Kızcağız dumura uğramış vaziyette geri döner (ki kendisi bir şirketin satış ve servis müdürü olduğu için çok etkilenmiştir) ve aldığı cevabı iletir. Efendim ” Nestle bayileri bir birlerinin telefonunu bilmezmiş. Sistemde böyle bir alt yapı yokmuş “. Bir adet hmmmmmm daha. Esasında bayii haklı, Ataşehir ile konuştuğumuz bayii arası yaklaşık üç kilometre gibi bir mesafe. Bu mesafeye alt yapı döşenir mi kardeşim? Nerden bilsin adam başka insanların tel nosunu, …..

Her neyse, bu arada ben de akıl ve su bittiği için yine eski markaya sipariş verdim ve dolayısıyla konu bir başka bahara ertelendi.

Bu sabah kalktığımda ise çiçekler açmış bahar benim eve gelmişti. Kahve için su koyarken birden bire suyun biteceği tuttu. Bu sefer sabah erken olduğu için Nestle’nin benden kurtulma imkanı kalmamıştı. Ne de olsa Karadenizliyim ve öğlene kadar daha dört saat var.

Nestle Sitesine Giriş Önce Nestle’nin sitesine girdim, bana Flash’mı HTML’mi diye sordu. İnterneti yoğun kullanan bir tüketici olduğum için doğru seçimi yapmak benim için sorun değildi. Ayrıca sadece Türkçe değil, HTML ve FLASH lisanını da bilen amatör bir web tasarımcısıyım, kim durdurabilir ki beni. Tabiki, bunların hiç birini bilmeyen, ama yine de nette dolaşmaktan zevk alan sevgili amcacığıma üzlmeden edemedim. Olsun içim rahat, bu güne kadar beni arayıp ” bu ne diyor, nereye basacağım yavrum ” demediğine göre yolu bu siteye düşmemiş demek ki.

Nestle Sitesi 2.SayfaSeçimim HTML oldu ve ikinci sayfada şöyle bir görüntü ile karşılaştım (ltf. resmi tıklayıp büyültün). Heyhat, menünün bir kısmı yabancı bir cisim tarafından işgal edilmiş. Ama tasarımcı/uygulayıcı nasılsa bir hata yapmış ve aşağıdaki arama ve bize ulaşın linkleri açık kalmış. Önce bize ulaşın sayfasına girdim. Burada bayilerle ilgili bir bilgi olmadığı için geri dönüp arama yaptırdım.

Nestle Site 3.Sayfaİlk önce ” SU ” yazdım, toplam 62 sonuç geldi. Tembelliğim üstümde olduğu için yeni bir arama yaptırdım ve ” BAYİİ ” yazdım - sıkı durun - gelen sonuç 0 (yazı ile sıfır). Nestle Sitesi Sayfa 4Nestle bayilerle çalışmıyor herhalde diyerek tam vaz geçmek üzereyken şu Tüketici tel nosunu bir daha arıyayım dedim. Ne de olsa aradan uzun zaman geçtiği için cevap verebilirler diye düşündüm. Doğrusu verdilerde. Önce uzun bir menü anlatımı yapılırken 1 nolu tuşa bastım ve nefis bir Nescafe müziği dinlemeye başladım. Şarkının dördüncü çalımı başlarken bir bayan açtı;

Bayan - Buyrun Nestle Tüketici hattı
Metin - İyi günler hanım efendi, Nestle Su Ataşehir bayisinin telefonunu arıyordum
B - Adınız?
M - Ahmet (Tamam ismim bu değil ama niye soruyor ki?)
B - Soyadınız
M - Hanımefendi ne yapacaksınız soyadımı alt tarafı bir telefon numarası istiyorum
B - Kayıtlarımız için gerekli beyefendi
M - Kemal
B - Soyadınız Kemal mi?
M - evet, öyle olsun
B - 444 0 844
M - sesiniz çok az geliyor hanımefendi
B - 444 0 844
B - bu aradığınız numara Nestle Suya ait değil verdiğim numarayı arayın lütfen.
M - teşekkür ederim (çıt).

Ehhh yapılacak başka bir şey kalmadı. Hemen parmaklarımı koşturdum ve Nestle Purelife Özel Hizmet Hattı’na ulaştım ve buradaki bayana kimlik kontrolü yaptırtmadan (doğrusu o sormadı, bende söylemedim) tel nosunu aldım.

Eveeeettt, uzun uğraşlar sonrasında aradığım bilgiye ulaştım. Ne de olsa bilgi çağındayız. Peki, ulaştımda ne oldu? Hiç bir şey. Nestle’yi aramaktan vaz geçtim. Ataşehir içinde bakkaldan, eczaneden çok sucu var. Başka markaları deniyeceğim. Bir telefon numarası için beni bu kadar uğraştıran şirket bana servis vermeye hak etmiyor diye düşünüyorum.

Bu arada bu yazıyı kazara okuyan bir pazarlamacı olursa bilgi vermesini rica edeceğim. Hatırlarsanız 800′lü hatta bana cevap veren bayan o hattın Nestle hattı olduğunu, Su için verdiği 444′lü hattı aramamı söylemişti, iyi ama şu anda elimdeki Nestle Pure Life 1,5 LT su şişesine bakıyorum üstünde 800′lü hattın telefonu var !!!!!!! Afedersiniz ama, Çüşünüz… Bu nasıl Pazarlamadır, bu nasıl Yöneticiliktir. Şimdi sorsan Nestle yöneticilerine size nasıl tüketici odaklı şirket olduklarını anlatır dururlar.

Bırakın suyu Nestle’nin başka bir malını almam artık. Tüketici ile bu kadar alay edilir mi….

Tem 13

Web sitesi tasarımı sırasında renk uyumu en önemli ve dikkati çeken konulardan birisi. Bu konuda işinizi kolaylaştıracak, web tabanlı bir uygulama. Şu anda üzerinde çalıştığım web sitesinin ana rengi üzerinden yaptığım deneme aşağıda. Uygulamaya geçince ne kadar yararlı olup olmadığını göreceğiz.

Uygulamayı hazırlayan kişi için çıkış noktası olan yazıya da buradan ulaşabilirsiniz.

Sitenin ana sayfasında daha bir çok yardımcı program mevcut.

Renk Tablosu

Tem 10

Web sitesi tasarlayanlar için detaylı bir kaynak. Bağlantıları dolaşarak çeşitli tasarım ve kodlama örneklerine ulaşabilirsiniz.

Tem 09

Bir Asker Bir Diplomat - Güven Erkaya, Taner Baytok; Yakın geçmişin diplomatik olayları, onları yaşamış kişilerin ağzından/kaleminden.

Şu Çılgın Türkler - Turgut Özakman; Kurtuluş savaşına roman şeklinde detaylı bir bakış.

İnsanlar Üçe Ayrılır : Sayı Saymasını Bilenler ve Bilmeyenler - İsmet Berkan; Bu denemeyi neden daha önce okumamışım acaba.

Hepsi Geldi Geçti - Faik Melek; Bir büyükelçinin hatıraları