E-posta kutuma gelen bu mesajın bağlantılarını güncelleyip yayınlıyorum. Herkesin duyarlı davranacağını umarım.
Seçmenliği dondurulan 3 milyon kayıt, listeler halinde ilçe seçim kurulu başkanlıklarına bildirildi. Bunların önemli bir bölümü “mükerrer”, yani birden fazla yerde oy kullanabilir görünen seçmenler. Yine hatırı sayılır bir bölümü de T.C. Kimlik Numaraları’nı seçmen kütüklerine işletmeyen vatandaşlar. Üçüncü grup ise, seçmen kütükleriyle nüfüs kayıtlarındaki ad, soyadı, anne-baba adı, doğum yeri gibi bilgilerde “bir harf farklılığı” bulunan kişiler…
Onları da sandik başına gittiklerinde “Oy kullanamazsınız” süprizi bekliyor! Diyelim ki nufus cüzdanınızda adınız “Mehmet…” Ama seçim kütüğünde “Memet” yazılı…Nüfus cuzdanınızla birlikte ilçe seçim kurullarına başvurup, kaydınızı yenilememeniz durumunda siz de artik bir “seçmenliği dondurulmuş vatandaş”sınız…
NE YAPACAKSINIZ?
Milletvekilliği Genel Seçimleri’nde eğer bir son dakika şoku yaşamak istemiyorsanız, yapacağınız şey basit:
Yüksek Seçim Kurulu’nun internetteki http://www.ysk.gov.tr/ysk/secmenBilgi.jsp adresine gireceksiniz ve sayfanın en sol alt köşesindeki “Nerede oy kullanacağım” bölümüne tıklıyarak çıkan tabloya T.C. kimlik numaranızı, seçmen numaranızı ya da kimlik bilgilerinizi yazıp, kayıtlı olup olmadığınızı kontrol edeceksiniz… Eğer bir kayıt bulamıyorsanız da hemen ilçe seçim kurullarına (kendi seçim kurulunuzun telefon/adreslerine ulaşmak için sol altta bulunan İletişim/Taşra menüsüne tıklayın) bu form ile gidip “kayıtlari dondurulan seçmen listesi”nde adınızı gösterecek ve yanlışlığı gidereceksiniz…
Kükreyip ortalığa ağzına geleni söylemek sadece Abdullah Gül‘e mahsus bir şey değil. Büyük bir ihtimalle, bugün yaşadıklarını o zamanlar hayal bile edemedikleri için, bol kepçeden atıp tutmuşlar.
Bu sefer kürsüde Recep Tayip Erdoğan var. Siyah saç ve bıyıklarından daha gençliğini yitirmemiş olduğu gözüküyor. Ancak önemli olan genç veya yaşlı olması değil, kürsüden söyledikleri. Ortalığı karıştırmaya yönelik sözler söylemiş olan bu kişilerin içlerindeki militan duygular hiç bir zaman değişmez.
Osman bey ne güzel yapmışta videoyu sitesine koymuş, böylece bizim de haberimiz oldu. Teşekkürler.
Sitenin altyapısını oluşturan Wordpress sürümünü 2.05′den 2.1.3′e yükseltme çalışmaları yaptığım için, sitenin görüntülenmesinde kısa süreli aksaklıklar olabilir. Teşekkürler
Güncellemeye güncelleme : Yeni Wordpress sürümünü yükledikten sonra, kullanmakta olduğum tema 2.1.3 ile uyumlu çıkmadı. Yenisini düzenleyene kadar bu klasik tema ile bir süre idare edeceğiz. Nasıl olsa önemli olan içerik….
Her hangi bir yanlış anlamaya yer vermeyecek şekilde belirtilen hedefin, sadece Abdullah Gül ile sınırlı olmadığını, AKP’nin gizli amacı olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.
Güncelleme : Son zamanlarda yaşanan gelişmeler sırasında Abdullah Gül televizyon televizyon dolaşarak yukarıda bahsi geçen gazete haberi hakkında ” Hepsi yalan, Cumhuriyet Gazetesi’nin komplosudur” diyordu. Yazıyı buraya koymadan The Guardian’ın sitesinde dolaşmış ama haberin orjinaline ulaşamamıştım. (Wolkanca’nın belirttiğine göre bunun sebebi o tarihte daha gazete kopyalarının elektronik ortama geçmemiş olmaları.) Ancak bliyaal lakaplı blogcu arkadaş sonuna kadar araştırıp The Guardian Gazetesinin 28 Kasım tarihli yazısını bulup kendi sitesine koymuş. Bu da bize Abdullah Gül’ün tehlikeli fikirleri yanı sıra YALANCI kimliğini de göstermiş oldu. Kaynak
Amerika’da yaşayan Rus pilotun 9 Eylül 2001 günü yaptığı uçuş sırasında, teröristler WTC (World Trade Center-Dünya Ticaret Merkezi) çarptığı an çektiği fotograflar.
O zamanlar bir internet şirketinde programcı olarak çalışan pilot, boş gününde Cessna 172SP uçağı ile New York çevresinde uçmaktaymış.
Havalandığı anda WTC kulelerinden duman yükseldiğini görerek o yöne doğru uçmaya başlamış. Yazının devamı »
Aşağıdaki yazı ve resim e-posta ile bana ulaştı. Doğruluğunu kontrol etme olanağını bulamadım ama görünüşe göre resim bir dergi/kitaptan taranmış. İlgimi çektiği için sizlerle paylaşmak istedim.
İstanbul Depremi ile ilgili sürekli bir çukurdan, Çınarcık çukurundan bahsediliyor. Bu nasıl bir şey diye merak etmişsinizdir tahmin ederim.
Fay hatlarını sürekli çizgi çizgi gösteren haritaları insanın algılaması oldukça güç. Bunun nasıl bir şey olduğunu görmemiş olanlar, merak edenler için ekte bir resim, gönderiyorum.
Resim oldukça net ve algılaması kolay, dolayısıyla oldukça etkili. Burada göründüğü üzere olayın ihtişamı ve ciddiyeti oldukça net.
Belli ki zamanında kıtaların plakalarının birleştiği bu hat üzerinde bayağı bir kayma, göçme olayları yaşanmış ve güney plakanın bir kenarı, kuzey plakanın yaklaşık 1200 m aşağısında bir seviyeye yerleşmiş. Veya iki plakanın arası aşağı göçüvermiş.
Ve gene belli ki Marmara Denizi dediğimiz şey özünde suyla dolu olan bu çukur.
İsmi Çınarcık ama aslında bütün marmarayı kaplıyor. Kenarlarında bir kısım platolar ( sahanlıklar) var o kadar.
Dikkat ederseniz adaların altına kadar olan bölgede suyun derinliği 60-70 m. Fakat adaların hemen altında başlayan doğu batı hattında bir su altı vadisi var.
Derinliği bir anda 1280 metreye kadar düşüyor. Düşünün 1280 metre. Orada su olmasa vadinin kenarına gelip aşağı bakamazsınız. Acaip bir mesafe ve dimdik bir yar şeklinde.
Sivri ve Yassı adalar Kınalı’nın aşağısına doğru, çok ufak belli belirsiz tam vadinin kenarındalar. Hani bi sallansa sanki kayıp içine düşüvereceklermiş gibi, duruyor.
Bu bölge bir daha göçecek, kayacak deniyor, malum. Umarız önemli bişey olmaz. Ama belli ki bu doğal yapı öyle pek normal birşeye benzemiyor……….
Buraya yazamadığım 7-8 ay süresince boş durmayıp WordPress sürümünü 2.0′a yükseltmiştim. Onun da yeni sürümü çıkmış. Önce siteyi yeni sürüm olan 2.0.5′e yükselttim, şimdi de yeni bir temayı yüklemeye çalışacağım. Bu süre içinde görüntünüzde aksaklıklar olacaktır. Kusura bakmayın.
Son Yorumlar